Sevgiliye mektup

En güzel sevgiliye mektup yazma seni seviyorum aşk ile ilgili ayrılık hüzün içeren her türlü yazıların bulunduğu
ifadeler ile yazılmış kalpten gelen sözlerle dolu sevgi mektubu gönderin. Sizde sevgiliye göndermek istediğiniz sözleri yorum olarak sitemizden gönderip sevgilinize seslenin okurmu demeyin mutlaka okur…
Evlerin duvarlarını neden duvar kağıdıyla kaplarlar ki. Duvar kağıdı olmasa.Bembeyaz…İstediğin düşle doldurabileceğin kadar geniş bir sinema perdesi gibi.Neden evlerin duvarları bembeyaz, lekesiz değil.Benim ki bile.Hiç dağda yaşadığın oldu mu, dağda ve çadırda? Çadırda yaşamak nasıl bir şeydir bilir misin? Hayatında aynı günde aynı topraklarda yüzden fazla çiçek gördüğün olmuş mudur? Ya geceleri gökyüzüne baktığında ne kadar yıldız sayabildin en fazla? Saman yolunu görme şansına kaçımız sahip oldu bugüne dek.Seninle ne zaman tanıştık. Hiç bilmiyorum.Yoksa hep tanışıyorduk da bir türlü yüz yüze mi gelememiştik.Ne iyi ettim de geldim. Daha önce de kaç kez gelmiştim. Ama söyler misin bana neden Neden tanışamadık bir türlü. Tesadüf müydü yoksa bilerek mi gelmiştim çalıştığın yere? Seni orada bulacağımı biliyor muydum? Seni ilk gördüğüm anı hiç unutmuyorum. Ama bir türlü yanına gelmeye cesaret edememiştim. Çocuk gözlerinle bana bakmıştın. Bir sevgiliydi ya da bir çocuk ne fark eder ki İkisini birden seviyordum. İkisiyle birden konuştum. Çocuk gözler, Sevgili gözler, Kocaman hüzünlü gözler.Bir yüze, Bir çift göze ancak bu kadar yakışırdı hüzün.Boş bırak bir yanını Ben geleceğim nasılsa Taş plaklardan kalma bir sevdayla Oturacağım yanına Ben geleceğim boş bırak bir yanını Unutma! Bir yanından bir yanına sırılsıklam olacak avuçların Yasak bir köy olacak değilsin o zaman.ve özlemlerin taze kalsın diye limon kolonyası kokacak değilim sana. Sen gibisini bulamadım gülüm Ödünç paralarla katettiğim Bu çalıntı yollarda Boş bırak en sevdiğin yanlarından birini Ben geleceğim nasılsa. Şimdi sen uykudasın.Bir resmin var başucumda Gözlerindeki hüzün Daha bir ortada Daha bir uzun.Kızıl, kıpkızıldı saçların Ve başımın üstünde yerin. Yaz geldi mi gitmek bilmeli Kış geldi mi dondurmalı sevgileri Şimdi sen uyuyorsun Senin gecelerin uzunsa Benim sevgim uzun, upuzun.Sana o kadar çok şey yazmak istiyorum ki.. Senin her anını Yaptığın her şeyi fotoğraflamak isterdim. Hiç durmadan.Parmaklarım artık deklanşöre basamayacak duruma gelse bile.Küçük bir kız çocuğu gibiydin. Seni çok özlüyorum. Buna hakkım var mı diye sormak bile saçma Önce sordum ama, Ne hakla özlüyorsun sen onu diye.Sonra kızdım kendime.Evlerin duvarlarını neden duvar kağıdıyla kaplarlar ki.Duvar kağıdı olmasa.Bembeyaz.İstediğin düşle doldurabileceğin kadar geniş bir sinema perdesi gibi.Neden evlerin duvarları bembeyaz, lekesiz değil.Benim ki bile.Kendime bir kahve yaptım. Pencerem açık Hava çok sıcak.Dışarıda bir kedi yavrusu ağlayıp duruyor. Bahçeye çıkıp bir şeyler verdim sustu…çıkmışken ağaçtan iki tane olmuşlarından şeftali kopardım. Biri senin içindi.Radyoda bir şarkı çalıyor. Yarısı hasret yarısı savaş Bütünü ayrılık kokan bir şarkı.Anılarını eskitmeyenlerin acıları çok olur Umutları çok.Sana çok şey söylemek istiyorum.Belki yıllardır kimselere söylemediğim her şeyi sana söylemek istiyorum. Seninle ilgili bir sürü proje geliştiriyorum senden habersiz.Ama herşeyi de sana söyleyemem ki Ah şimdi burada, İstanbul’da olsan ne iyi olurdu Bu istek belki de dünyada ki en son olacak şey şimdilik Yani ben böyle düşünüyorum. Bana kızıyorsun biliyorum Ancak senin istanbul’da olman kadar hiçbir şey beni daha fazla heyecanlandıramazdı.İstanbul’u anlatmaya gerek yok. Biliyorsun işte. İstanbul.Ama onun şimdi çok büyük bir eksiği var. Neredeyse olmazsa olmaz denecek kadar büyük bir eksik.Gülüyorsun biliyorum.Ama öyle ne yapayım.İşlerimi bir an önce bitirmeliyim. yakında orada olacağım. Daha çok var. Sen ne kaldı ki demiştin.Ama 25 koca gün Neredeyse bir ay.Ve ben seni çok özledim Kendine çok iyi bak. Hoşça kal.
————————————————
Bunları neden yazdığımı yada neden düşündüğümü bilmiyorum ama tek bir şey biliyorum ;
Ben seni gerçekten sevdim ve resmen aşkından sarhoş oldum . Seni neden ve nasıl sevdiğimi bilmiyorum Bunu şu yüzden söylüyorum ;
-En çok birini kıskanmamı sağlayan ,
-Beni en çok üzen ,
-Kırsa bile tek bir kelimeyle unutturan ,
-Arabesk müzik bile dinlettiren ,
-Aşk filmlerinde kendimi aşıklardan birinin yerine koymamı sağlayan tek sebep ,
- En içten ağlatan ,
SENDİN ve umarım böyle devam eder .
Son bir şey daha söyleyeyim .
Beni gerçekten sevmiyorsan bana tüm bunları çektirme , hemen söyle ve çık hayatımdan .
Açıkçası ;
YA SEV YA TERKET
————————–
Yağmur damlaları saçaklardan sarkarken gönüllere,puslu bir Havanın kasvetinde yazıyorum bunları sana…
Uykusuzluğun verdiği delilik zamanlarında gözlerimin altında ki morluklar kadar yoksun düşlerimde.geçmişin şimdilere döndüğü zamanlardır bende ,zamanın durduğu an ve başlarım yazmaya ruhumdan esen rüzgarlarım gibi…
Düşünürüm de şimdi seni ;
Çelişki dolu bir ruhun en güzel yansımasıydın , şehvetin ile ter kokan yatağımda.gün olur eserdin ruhumda savurur dağıtırdın kimliğimi zamanın esiri ruhlara…an olurdu zamanı durdururdun gözlerinde , alırdın hiçliğin zamansızlığına beni de.erişemezdin çok zaman ruhuma, ruhumu ben sererdim ayakların altına …ezer geçer miydin beni?hıh…
Düşünür müsün bazen beni,düşünürüm de bazen bunu.şaşırır gülerim kendime sonra.nasıl çıkmıştın karşıma ve nasıl …nasıldı ama ilk öpüşmemiz ya ilk sevişmemiz?ahhh o ilk ruhuna dokunuşum…kendine sakladığın o ilk gülüş…senin sesine aşık olmuştu ruhum ilk bana söylediğin şarkıyla.şimdiyse nefretine mi dersin aşık ruhum?bomboş bir aşkın gölgesiz izleriydi sanırım yaşadığımız.öyleyse neden hala düşümdesin ?
Zaman mumların ömrü kadardır odamda ve düşlerim sonsuzdur bıraktığın izlerde.ben yazarken hala sana ,unutulmuş bir tutkunun külüydüm aslında.aldanma düşlerimin gölgesi kelimelere,inanma yazdığımı düşündüğüm bu çelişkilere.ulaşır mı sana geçmişim bilmem ama var oldun yine bir kalbin zindanlarında.artık duvarlara yansıyan mumların can çekişi gibiydi düşlerin çok zaman ve aşkın gibiydi mumların alevi.hani derler di ya rüzgarın mumu söndürüp ateşi körüklemesi gibi.işte tam böyleydi yaydığımız ateş ve ışık.bir rüzgar olmasa da esen bir üfleyişti belki zaman…
Mumlarım yaşlanmaya başladı ruhum kağıtlarda erirken.düşlerinin zamanı tükenmeye başladı ,çelişkilerim gerçeklere sarılırken.sen Rüyaların pembeliğinde sürdürürken aşkını bir ben miyim kağıtlarda tüketen düşlerini?sormak isterdim sana gerçeklerini.neyse artık ışığım tükeniyorken bana sana mı saçayım ışıklarımdan.sendin seçen karanlıkları ,bendim yalnız kalan ışıklarımdaki…hıh…bir yaprak daha harcamışken kendini bana ben harcamışım aşkımı sana,çok mu dersin…
Çok güzelim çok.Anlamayana, hele sana …
———————————————————————————–
Benim yaşadığım şehir başka sevgili, benim şehrim de başka insanlar var. Benim şehrimin ağaçları başkadır. Çiçekleri bile başka açar benim şehrimin. Benim şehrimin yolları hep bir yerde kavuşur sevgili. Örneğin hangi yolu seçersem seçeyim sana çıkar bütün yollar. Her köşe başında sen bekliyor olursun beni. Bense ne zaman seni görsem koşarak boynuna sarılırım. Sonra sen kulağıma “Seni seviyorum” diye fısıldarsın. Ben gülümserim sana ve sonsuz bir mutlulukla “Ben de ben de seni seviyorum” derim.
Benim yaşadığım şehirde başka bir sen varsın. Sen bile bendeki seni görsen tanımazsın kendini çünkü o daha dün yeminler etti bana. “Seni asla bırakmam sakın korkma, senden başkası haram bana” dedi. Dizlerime yattı, sonra gözlerini kapadı, ellerimi tuttu. Uyumuş kalmışız ama hiç üşümedik sevgili. O kadar büyüktü ki sevgimiz; hiç üşümedik. Ben senin aşkınla hiç üşümedim ki; hala sıcacık kalbim. Kimsenin dokunmasına izin vermiyorum. İnan kimseyi almıyorum şehrime. Çünkü kapıları kilitli. Hatırladın mı en son sen misafir olmuştun benim şehrime, yüreğime. O kadar sevdim ki senin misafirliğini; şehrimin anahtarlarını sana verdim. “Al sen de dursun ne zaman istersen gel artık senin bu şehir” dedim. Sonra sen hiç gitmedin yüreğimden ta ki o güne kadar.
Hani arkandan bile bakmaya cesaret edemediğim her yerin zifiri karanlığa büründüğü günü anımsıyor musun? İstesem de bakamazdım arkandan, çünkü şehrimin kapılarını kilitleyip gitmiştin. Defalarca vurdum kapının ardından; “Beni bırakma gitme” dedim, ağladım ama senden gelen tek ses ayak seslerindi. Duyuyordum 1. adım 2. adım 3. adım ve yoksun. Kendimle bir oyuna başladım olmayan seninle. Tekrar başka bir sen aldım yanıma. Senin hayalini aldım, onunla yaşıyorum artık. Bu şehir de, yüreğimde bir hayalle yaşıyorum, sen varmışsın gibi yapıyorum hep. Zaten ben olmazsam benim şehrim olmazsa sende olmazsın ki Sevgili seni ben yaşatıyorum.
Bir evcilik oynuyorum kendimle. Ne zaman biter bu oyun, ben ne zaman büyürüm bilemiyorum. Belli bir yaşı var mı, bir yıl iki yıl sonra geçer mi, bilemiyorum. Ama ben bu oyun bitsin istemiyorum sevgili. Çünkü oyunun bittiği o gün ben büyürsem eğer seni kim sevecek? Hiç düşündün mü; kim şehrimin yollarında seninle kavuşacak sevgili? Kim uyutacak seni dizlerinde? Sen üzülmez misin, ağlamaz mısın arkamdan? Ben sana kıyamam ki, üzemem ki seni. O kadar seviyorum ki seni, hayaline bile kıyamıyorum sevgili.
Gittiğin gün zar zor gitmiştin. Sen de söyleyememiştin gideceğini. Ya ben, ya ben sevgili; dudaklarından çıkacak bir söze öyle umut bağladım ki; ömrümü verebilirdim bir sözüne. Deseydin ki “yalan gitmiyorum”. Bir söz sevgili, bir sözünü bekledim, hiçbir şey demedin. Ben de umutlarımı senin sözlerine değil bir ipin ucuna bağladım, sonra şehrin en ücra köşesinde tıpkı benim gibi yalnız kalan bir ağaca astım. Oysa o ağaçta umutlarımı öldürmeyi değil sevdamızı yaşatmayı isterdim. Ama olmadı, yapamadım sevgili. Sevdamızı ağaçlara yazamadım ama şimdi sayfa sayfa seni yazıyorum. Şiirlerimiz var sana dair yazılan, sevda sözcüklerimiz var, ama hiç şarkımız yok. Aslında ben bir şarkı seçecektim ama bütün şarkılarda ayrılık vardı seçemedim. Ama nasıl sayfa sayfa seni yazıyorsam bir şarkı bile yapabilirim sana.
Şimdilik hoşça kal sevgili, şimdilik benim şehrimde kal. İleri zamanlar ne alır ne götürür bilinmez ama şimdilik benle kal, hayal bile olsan benle kal sevgili.
—————————————————————–
Bırakıp gitmek istiyorum her şeyi, herkesi… Yüreğim yanıyor, içim acıyor. Canım çok yanıyor Tanrım… Elimde bir oyuncak, çocukluğuma geri dönmek istiyorum. Sorumsuz, sorunsuz, mutlu… Okadar uzak ki umut ettiğim şeyler bana. Okadar zor ki bu yüreğin tamiri. Bir tanem, bebeğim, gözlerini, bana sarılmanı özledim. O kadar özledim ki seni, isyan edesim geliyor. Sen şimdi kaçıncı uykunda, sarılıyorsun yanındaki bedene. Mutlu musun? Ben aklına geliyor muyum? Düşünüyor musun beraber geçirdiğimiz saatleri? Ona da bana baktığın gibi sevgi dolu bakıyor musun? Ona da bana sarıldığın gibi sıkı sıkı sarılıyor musun? Ona bakarken de gözlerin parlıyor mu? Ben yalnız ben çaresiz, senin bana gelmeni bekliyorum. Karşılık beklemeden, sadece beni sarmanı beklerken, seni sevmeye, seni içimde büyütmeye devam ediyorum… Sen biriciğim, sevdiğim, meleğim… O kadar işledin ki içime, o kadar tanıdıksın ki, bırakamıyorum unutamıyorum seni!!! Ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sadece bana gelmeni, bana sarılmanı bekliyorum, küçük bir çocuğun sevgi beklediği gibi… Geldiğinde, yüzümü gömeceğim göğsüne, doyasıya sarılacağım sana… Yine alacağım o sevgi dolu yüzünü ellerimin arasına. Bana sarıldığında nefes bile almayacağım, ürkütmemek için seni. Sen yeter ki gel, yeter ki sevgini esirgeme benden. Yine git sonunda ,istersen. Sesimi çıkartmayacağım…
—————————————————————-
Bu gecenin tarifi imkansız…
acıların en koyusu yüreğimde,elime aldığım basit bir kalemle
asilce seni anlatmaya,seni yaşamaya çalışıyorum..
Bu gecenin tarifi imkansız…
acıların en koyusu yüreğimde,elime aldığım basit bir kalemle
asilce seni anlatmaya,seni yaşamaya çalışıyorum..
SEN..deli mavi hoyrat esinti..
SEN..yüreğimin üstüne kapanmaz yaralar açan
VE SEN.. aşk nedir bilmeyen yalancı varlık..kimbilir kimlerin dizinde uyuyorsun şimdi..
ben bu gece biraz daha yorgun,huysuzum halbuki bu gece sensizliğin bilmem kaçıncı gecesi unutmalıyım seni öyle değil mi?
hatırlamamalı,ismini anmamalıyım..
ne zordur ki ! böyle bir ihtimal bile yok..
şimdi buraya yazıyorum seni benden sonra bir kaç kişi okuyup ellerine,yüreğine sağlık diyecekler..
bilmeyecekler ki bunlar benim sessiz çığlıklarım,sana yakınlığım,hepsi senden bir alıntı bir parça,ve bilmeyecekler ki..
ben günlerce yitik rüzgarlarla uyandım..
geceleri sen diye kapattım gözlerimi..
ve nihayetinde uykuda terk etti beni..şimdi yapayanlızım
gitmek neyi değiştirdi söylesene?
o gördüğün düşler gerçeğe dönüştümü,ben karaları bağlarken
sen pembe günler mi yaşıyorsun..
peki mutlumusun söylesene..?
tamam..
al işte bütün rüyaların gerçekleşti birer birer
oysa ne sözler verilmişti değil mi???
mutluluk denen o zavallı varlığı yutan feleğe bir çomakta biz sokucaktık
yıkıcaktık umutsuz yolları
yerine yeni ümitler yapacaktık..
yürekler dolusu isyanım var sana anlasana..??
affetmiyeceğim seni..
sana her yazışımda birkez daha,
bir kez daha nefret edeceğim senden..
sen beni kimlere,nelere değiştin..
oysa sen canım,sevdiğim,sevgilim nelere değmiştin..
——————————————————
Keşke seni farklı bir zamanda,
Bambaşka bir ortamda
Tanısaydım ve sevseydim yine delice,
Bu sefer çıkıp ta karşına sadece
Seni sevdiğimi bilmeni istemezdim
Vefasızlığına böyle sükut etmezdim.
Ancak her şey istediğim gibi de olmuyor
Sevdamın zararı yalnız benle son bulmuyor
Ve ne yazık ki ellerim kolllarım da bağlı
Seni düşünür dururum gözlerim yaşlı.
Hayatta bir tek seni ummuştum neler buldum.
Sayende yalnız bile kalamaz oldum.
Çünkü ne zaman kalsam
Hayalinle saatlerim gidiyor
Ne zaman seni hayal etsem
Sonu hep hüzünle bitiyor.
Sonu hep sensiz bitiyor.
Son Yorumlar